Çocuk ve Ergen Terapileri

Çocuk ve Ergen Terapileri

 

‘’Oyun Terapisinde Oyuncaklar Çocuğu Kelimeleri ve Oyun da Çocuğun Dilidir’’  Gary Landreth, Çocuk Terapisti

Çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi karşılaştıkları çeşitli yaşam olaylarından ya da ebeveynle iletişimi veya duygusal temasında meydana gelen aksamalardan, çatışmalardan psikolojik olarak etkilenirler. Hatta henüz yaşama dair deneyimleri az olduğu, herhangi bir konuda yetişkinler kadar derin şekillenmeleri olmadığı için daha fazla etkilenebilmektedirler. Diğer taraftan tam da yaşadıkları olumsuz deneyimleir, hissettikleri olumsuz duyguları yaşamın ilk yıllarında olmalarından ötürü yetişkinler kadar uzun süreyle taşımadıkları için değişim çok daha hızlı olabilmektedir.

Diğer taraftan çocuklar gelişim dönemleri itibariyle hissettikleri korku, kaygı, öfke gibi duyguları ya da yaşadıkları travmatik deneyimleri sözel olarak ifade etmekte zorlanırlar, bu sebeple çocuk terapilerinin iletişim aracı oyun ve oyuncak olmaktadır. Oyun çocuğun iletişim dili, oyuncaklar ve bunlarla nasıl oynadığı ise onun kelimeleridir. 

Çocuklar için dile gelmeyen duygular kendilerini alt ıslatma, parmak emme, tırnak yeme, davranış problemleri, takıntı ve tikler, okul korkusu, fobiler gibi çok çeşitli alanlarda gösterebilir.

Çocukla danışma sürecine başlandığında çocuğun problemi başlı başına bir problem olmaktan ziyade ebeveyn ilişkileri, yetiştiği ortam, kardeş sayısı, çocuğun kaçıncı çocuk olduğu, göç durumunun olup olmadığı ve diğer pek çok değişkenle olan etkilenmelere bağlı ortaya çıkan bir problem olarak geniş perspektifle değerlendirilir.

Çocuklar için gelişim dönemlerinde meydana gelebilecek problemler , uyku problemleri, davranışsal problemler, yas, travma, göç, boşanma, korkular, kaygılar, tırnak yeme, alt ıslatma vb. pek çok konuda oyun terapisinin olumlu etkileri olduğu gözlemlenmiştir.

 

Ergen Danışmanlığı

Ergenlik kimi bakımlardan çocukluğa, kimi bakımlardan da yetişkinliğe dair zihinsel, bedensel, duygusal özellikleri parça parça barındırdığı, bu parçaların çok büyük bir süratle kendi aralarında değişebildiği bir dönem olduğu için gerek bedenden, gerek zihinden gerekse de duygusal yapıdan etkilenen insan psikolojisi bu dönemde oldukça çalkantılı bir hal alabilmektedir.

Ergenlik döneminin ergen tarafından temel ihtiyacı, birey olduğunun, kendi tercihleri ile oluşturmaya çalıştığı kimlik ve kişilik yapısının diğerleri tarafından onanması, kabul görmesi ihtiyacıdır. Diğer taraftan bu kimlik kazanımı süreci ergen için ve haliyle ergenin ailesi için oldukça sancılı, yorucu, zaman zaman çatışmalı geçebilmektedir. Kişilik yapısı ve ruhsal yapıda hareketliliğin fazla olduğu bu dönemde duygular da ani iniş ve çıkışlarla seyredilmekte, çıktığında çok yüksek ve yer yer kendine veya çevreye, okul başarısına, çevre ilişkilerine, bedenine zarar verici olabilmektedir.

Bununla birlikte ergen ve terapist arasında kurulacak olumlu bir ilişki, ergenin anlaşıldığını hissetmesi ile terapötik süreç içerisinde ergenin kendi duygusal durumundaki iniş çıkışların daha kontrollü seyretmesi, ergenliğin verdiği yüksek enerjiyi kendi gerçek amaç ve ideallerini fark etmesine yönelik harekete geçirmesine katkı sağlar. Ergenlik Murat 131 arabaya Ferrari motoru bağlanması gibidir. Bu değişikliği hazmetmek, buna alışmak motoru düşürüp arabayı yükselterek doğru yol tutuşu sağlamak haliyle ilk etapta dur- kalklı, birden ileri fırlamalı olabilmektedir.

Ergenlik içerisinde kısmen çocukluk, çoğunlukla yetişkinlik ile ilgili konuları barındırabildiği için bireysel terapi ile ele alınabilecek konular ergen danışmanlığının çalışma sahası olabilmektedir.